Sayfalar

14 Aralık 2007 Cuma

@BİLEMEMEK@


Bilememektir bir olmazların
Kaybedilmişlerin yokluğunu
Sancılı gün gibidir gidişin
Sanma gözlerim nemlenmez
Kime bezerse benzesin
Gidişinin yağmurlu gününün akşamındayım
Denizin üstünde güneş
Yakıyor kıyıları
Dalgaları yıkıyor
Deniz günün yorgunluğunda
Çarşaf gibi sere serpe.
Gel de gör gidişini
Arkandan Allahlına kitabına
Söylenişlerimi.
Patlamış silah gibi ortalığı yıkışımı
Bende kalanları da
Götüremediklerini de götür
Eskiciye verir
Eski bir aşk dersin.

ŞİMDİLERDE


Ağaçlara inattır yeşermelerim
Kuruyacak biliyorum
Yaprak yaprak
Tomurcuk tomurcuk
Sona erdiğini bil ipte bir şeylerin
Uzatmanın anlamı ne
İnsanlar ne bilirler
Bilmediklerinden başka
Nidalar
Ajiteler
Serenatlar
Heybe koçum
Git gidebildiğin yere kadar
Sat kendini pahalıya
Kim yer
Seni senin gibi bilsinler
Kim olduğunu
Kim olmak istediğini
Değil.

15 Kasım 2007 Perşembe

KOÇYÜREK'E MEKTUP


Bak biz hala sana
Hala anılara
Hala anlayamadıklarımıza
Ve pişmanlıklarımıza kahırlıyız
Seni bilemedik be Koçyürek
Senin yokluğunu bilmiyorduk ya
Sensiz çil yavrusu.
Alıcı kuş görmüş
Güvercin sürüsü
Güneş görmüş kar gibi
Eriyeceğimizi mi biliyorduk.
Ne erkendi be Koçyürek
Tayın isteyecektik.
Gebze'ye gidecektik.
Hani şenlikler
Hani kurduğun dernekle...
Neler be neler
Hepsi boş
Fevziye'yi ne kadar severmişsin meğer.
Hiçbir kuvvet ayıramadı sizi.
İnanıyorum
sen her şeyi biliyordun
Bizden intikam alırcasına
Bize kendini yasakladın.
Biliyorum
Seni bu kadar sevdiğimizi,
Ve böyle özleyeceğimizi biliyordun.
Öğrencilerini gördüm yolda.
Senden sormasınlar diye
Yolumu değiştirdim inan
Şimdi dünya yine aynı
Güneş yine aynı yerinde.
Ya çok şeyler değişmez miydi?
Bu kadar kolay mı ya
Tuncer yok çünkü.
Dünya nasıl aynı kalırdı.
Ya Koçyürek
Senin bu yaptığın iş mi be?
Ne derim Şimdi Saniş'e
Havva Anneyi görünce
Nerelere giderim.
Ya Ulaş bırakılır mıydı o yaşta
Yakıştı mı Koçyürek
Beğendin mi yaptığını.
Anlatsaydın bize sensizliğini
Alıştırsaydın bizi be

4 Kasım 2007 Pazar

AYILMAK


Ayrılık zamanları hep aynıdır
Akşamdır saatler.
Hep bitmiş yaşanır.
Eksik kalanlar anımsanır
Çıkagelmekse hep bir sabahtır
Başlangıcıdır bir  şeylerin
Günü yaşar gönüller.
Günü gün eder sevdalar
Sevdalılar.
Her zaman aynı şarkı.
"Sen damarımda kanımsın"
Hadi oradan şıpsevdilere
Yer yok aynı zamanlara
Ayrılıkları kış kışlarız.
Yapmacık yapmacık her şey....

18 Ekim 2007 Perşembe

MİÇO YILDIRIM


Yitirdiklerimi yitirdim
Aynalarda kaldılar
Ağlar aynada siyah saçlarım
Önce dişlerim vurdu sırtımdan
Sonra saçlarım.
Ardından tek tek ölen arkadaşlarım
Terk edip gittiklerini hissettiğim
Arkadaşlarım.

15 Ekim 2007 Pazartesi

HAYTA


Bendim o ben
18 inde devrim çığlıkları atan
Ele avuca sıhmayan
Ateş parçası gibi
Düştüğü yeri yakan
Bela yağdıran göklerden
Korkulu rüyasıydım annemin
Uyumazdı sabahlara dek
Ayak sesimi dinlerdi
Ta ki ben eve gelince
Dinerdi sancıları

14 Ekim 2007 Pazar

SÖZKONUSU VATANSA


Vatanımı öyle sevmişim ki
Gülüm
Sendende fazla
Kınalı ellerinden
Sarı saçlarından
Gamzelerinden de çok
Bilemesisin ne çok
Belki sabahın ilk ışığından
İlk yağan karın sevincinden
Çok çok nenden çok
Onun içindir ezilmişliğim be gülüm

13 Eylül 2007 Perşembe

SON MOHİKAN


Beyaz adam geldiğin de
Onun elinde kutsal kitap
Bizim elimizde topraklarımız vardı.
Şimdi ise bizim elimizde kutsal kitap
Beyaz adamın elinde bizim topraklarımız var.

Büyük Reis
Öfkeli Bizon

12 Eylül 2007 Çarşamba

UNUTTUM


Gidişini hatırladım şimdi
Kahroldum sandın ya hani
Senden sora dünya dönmez
Güneş doğmazmış
Dönüyor be gülüm yanılmışsın.
Peşinden perişanlıkları
Sarhoşlukları
Uykusuzlukları aldın götürdün.
Nisan yağmuru gibi.
Bütün çirkinlikler gitti seninle
Kuru bir dala son meyvesi gibi
Issız ve öksüz sandın ya.
Gülerim inan
Hatırladım ya gidişini
Adın neydi unuttum be gülüm.

OLMUYOR





Olmuyor gülüm olmuyor
Senle çok zor
Sensiz hiç olmuyor
Duygularım fazla mesaide
Mantık senelik izne çıkmış
Gurur freni balata sıyırmış
Kanat takmış aklım